bir şairin günlük notları

KARANLIK VE IŞIK

Karanlıkta yapayalnız yürüyordum senelerdir

Bir ara bir ışık gördüm

Okadar narin ve parıltılıydiki ışık

Onu kırıp karanlığımla boğmaktan korktum

 

Şimdi ise yine karanlık eskisi gibi

Yalnız bir uçurumun kenarındayım bu sefer

Ben buyum işte her yerim karanlıktır benim

Şimdi anladınmı ışık senden niye uzak kaldım

 

Kalsam karanlığa alışmış ben acı çekerdim

Gitsem acı çekmesini istemediğim sen

Her yerim karanlık kapkaraydı benim

Sen ise apaydınlıktın

 

Şimdi karanlığımdayım ait olduğum yerde

Sen gideli ışığım çok olmadı buralardan

Gittiğinden beri ağlamamıştım ya

Şimdi göz yaşlarımla ıslanıyor sokaklarım

 

                                                                                               "Bazen keşke diyorum keşke daha önceden tanısaydım seni karanlığıma alışmadan önce.Anladımki keşkeler bir insana pişmanlıktan başka bir şey katmıyormuş.Yazık bir masal gördüm buda bitişiydi işte.Şimdi ben senden uzakta ait olduğum yerde karanlıkta sen başka karanlıkları aydınlatmakla meşgul.Artık ne kadar önemi var bilmiyorum ama seni sevmiştim ışığım."

                                                                                    

 

                                                                                     saat:23:26

                                                                                                                3.5.2006

03:58 - 15/9/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

BİLİNMEYEN BİR ADADAN

                                                                                                                          4.9.2006

Bir kaç gündür yorgundum.hayata karşı isyanlarımla boğuşuyordum.Sonunda anladım hayatı fazla ciddiye almayıp küçük mutluluklarla tatmin olucaksın.Herkese göre farkılıdır küçük mutluluk bana göre en büyük mtululuk yağmurda yürümek birde uzun zamandır beklediğim cd yada kitabın çıktığını öğrenip gidip almak sonrada nescafemi yudumlamak.

 

Balık mevsimi açıldı buralarda.Ailece güzel bir balık ziyafeti yaptık hafta sonu.O kadarki neredeyse patlıycaktım balık yemekten.Alkol içmedende balık tazeyse sonsuz lezzet alınıoyrmuş bunu birkez daha anladım.Arkasından yaşadığım yerin soğukluğuna aldırmadan tekneyle ufak bi rgezintiye çıktık.Sonrası ise soğuğa aldırmadan içimi  ısıtan konserde buldum kendimi.Yani balık ve konser kendime getirdi beni.Bugünkü seyir defteri şiirimizdeAtaol behram oğlundan.

 

 

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bişey var

 

 

Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var:

Yasadin mi, yogunluguna yasayacaksin bir seyi

Sevgilin bitkin kalmali öpülmekten

Sen bitkin düsmelisin koklamaktan bir çiçegi

 

Insan saatlerce bakabilir gökyüzüne

Denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir çocuga

Yasamak yeryüzünde, onunla karismaktir

Kopmaz kökler salmaktir oraya

 

Kucakladin mi simsiki kucaklayacaksin arkadasini

Kavgaya tüm kaslarinla, gövdenle, tutkunla gireceksin

Ve uzandin mi bir kez simsicak kumlara

Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin

 

Insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildigine

Hem de tüm benligi seslerle, ezgilerle dolarcasina

 

Insan baliklama dalmali içine hayatin

Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasina

 

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanimadigin insanlar

Bütün kitaplari okumak, bütün hayatlari tanimak arzusuyla yanmalisin

Degismemelisin hiç bir seyle bir bardak su içmenin mutlulugunu

Fakat ne kadar sevinç varsa yasamak özlemiyle dolmalisin

 

Ve kederi de yasamalisin, namusluca, bütün benliginle

Çünkü acilar da, sevinçler gibi olgunlastirir insani

Kanin karismali hayatin büyük dolasimina

Dolasmali damarlarinda hayatin sonsuz taze kani

 

Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var:

Yasadin mi büyük yasayacaksin, irmaklara,göge,bütün evrene karisircasina

Çünkü ömür dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir

Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana

 

Ataol Behramoglu 1977 Kusatmada

 

Ne güzel yazmış üstat evet sevgili defter bugünlükte bu kadar.Yakında kendi şiirlerimle karşında olucam.Sana anlatıcağım ve paylaşılacak o kadar çok şey varki insana dair.

04:10 - 4/9/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

ADRESİ BİLNMEYEN BİR YER

                                                                                                                     1.9.2006

 

 

       Çok şükür sonbahar indi artık buralara havalarda serinledi birazcık.Sonbaharı seviyorum hem benim için eksik olan şeylerin tamamlandığı mevsimdir son bahar kavuşma mevsimidir.Sabah kahveni alıcak kaybolucaksın puslu havanın içinde .Sonra yağmurda ıslanıcaksın.Eve geliceksin ısınmaya çalışıcaksın.yere düşen damlaları seyrediceksin işte hayat ve yaşam bu.

 

Yine kavuştum işte san mevsimin.İyiki geldin yazın bana getirdiği ayrılıklar karşısında az daha kendimi kaybediyordum.Bugünlük yorgunum  sevgili defterim.Gerçekten yorgunum kendime yeni yeni geliyorum.Öncelikle kendimi topliyim sonra tekrar yazıcam sana.Şimdilik Necip Fazıl Kısa Kürek üstadın o güzel kaldrımlar şiiriyle veda ediyorum sana.

 

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi

 

                                                                     Necip Fazıl KısaKürek

09:09 - 1/9/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

Son Sayfa Sonraki Sayfa


Tanım
Bir insanın gözüne takılanlar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Son yazılar
- KARANLIK VE IŞIK
- BİLİNMEYEN BİR ADADAN
- ADRESİ BİLNMEYEN BİR YER
Kategoriler

Arkadaşlarım